news-details

Kurtulmuş: Türkiye, darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir

TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüğü gereğince gerçekleştirilmişti. Bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların, yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır.

Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin, yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur.

Demokrasinin içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız, görüşlerinizi kalkar söylersiniz, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla ‘benim görüşüme uymayan konuya ben zorla müdahale ederim ve bunu yaptırmam’ diyemezsiniz. O Anayasa’ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır. Asla kabul edilemez. Bu davranışın, son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum.

Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz, sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına milletimizi belli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı, bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış iki bakan arkadaşımız, aynı prosedürler çerçevesinde Meclis’e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. ‘Bunu yaptırmayacağım’ demek kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz.

Süreç, planlandığı gibi gidiyor. Bu anlamda komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir. Yine bu salonda 50 arkadaşımızı toplayarak rapor hakkındaki müzakere yapılacak. Oylamayla birlikte de rapor tamamlanarak bu süreç, bütünüyle nihayete ermiş olacaktır.

Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Bu fevkalade yanlıştır. Sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen ‘örümcek kafalıların’ bir daha hortlamaması için, Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır.

Türkiye, hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir.”

  Hibya Haber Ajansı